03 Eylül 2006

Kilyos


Bugun gezmek ve kesfetmek uzere bir arkadasimla beraber Kilyos'a gittik. O kadar ovulen, anlata anlata bitirilemeyen yer bana pek matah gorunmedi. Belki de anlatilanlar sebebiyle beklentiyi yuksek tutarak gittik.


Deniz kenari "beach club" denen anlamsiz olusumlar tarafindan tamamen kapatilmis. Allahtan balikci tekneleri var da, onlarin bulundugu yerden denize yaklasmak(!) mumkun.


"Beach club"lari saymazsak, Kilyos nispeten kendini koruyabilmis bolgelerden biri. Arka taraflarda villa tipi yapilar ormanin anasini agllatmis olsa da Istanbul'un merkezine yakinligini düsünürseniz korunmus sayilabilir.


Muhtarliga ait yerde cay ictikten sonra, allahin daginda otopark parasi vermemek icin balik yemek yerine (balik sevmiyorum, i$ime geldi aslinda) Tekirdag koftesi yedik. Daha sonra toplam 10 dakikada, bir sokak kopeginin onculugunde butun Kilyos'u gezdik, tekrar otoparka donduk. Otopark cam agaclari arasinda, golgelik ve manzarali bi yerdi (ilginc di mi). Gunun geri kalaninda orada oturup arkadasimla muhabbet ettik, hatta oturdugumuz noktaya ev yapmaya karar verdik.


Kisacasi, Kilyos yaninda kimse yokken gidilecek biyer degil, abartiliyor. Ha diyosaniz ki ben clubber bi gencim, hoplarim ziplarim, "beach club" olayi tam benlik, o zaman ne halt ederseniz edin banane...

02 Eylül 2006

Gorevli Mehmet Abi

Bizim apartmanin gorevlisi Mehmet Abi var. Kendisi 160cm boylarinda, 120 kilo, kulagindan fiskiran killar, benim biyiklardan daha gur(alnindaki killara hic girmeyelim, burun killarindan da uzak kalalim). Kafasi direk omuzlarina baglanir, ne boynu ne de ensesi vardir. Goruntu olarak korkunc bir insan olmasina ragmen, ben hayatimda onun kadar saf ve temiz bir insan daha tanimam, kendi cocuklarindan daha saf biri.


Vaktiyle onun basndan gecen bir hikaye bu. Oturdugumuz sitenin insaatinda da calismis Mehmet Abi. Gunun birinde daire sahiplerinden biri, celik kapilarin yeni takildigi sirada gelip sikayette bulunuyor: "Benim kapi arizali, anahtar bosta donuyor, itince da kapi aciliyor."


Santiye sefi daire sahibi ile giderken Mehmet Abi'yi de cagirir ve olaylar gelisir....


Daire kapisina gelirler. Santiye sefi anahtarin delige uymamasini goz ardi ederek kapiyi zorlar. Acamayinca can alici cumleyi sarfeder: "Mehmet, bi omuzlasana."


Mehmet gerilir ve bir omuz darbesi ile kapinin kilidini kirar, kapi ardina kadar acilir. Daire sahibi usul usul kafasini iceri uzatir ve der ki: "Pardon, benimki bi ustteki daire idi"


Bunu ilk duydugumda gulmekten yerlere yatmistim, zira Mehmet Abi'yi de, santiye sefini de, daire sahibini de tanirim. Hey allahim ya...